30 Mart 2016 Çarşamba

İkinci Bebek

Hamileyim haberini verdiğim duygusal yazımı geçelim, konuyu ikinci kez hamile olmak nasıl? Bu soruyu cevaplayalım.

Aşırı derecede tecrübeli hissediyorum kendimi. Olacaklar bitecekler her şey benim kontrolümde. İlk gebelikte evet evet, kontrol kesinlikle bende değildi. Bana faydalı bir şey söyleyeceğine inandığım insanların ağızlarının içine bakardım. Hatta gebeliğimin son günlerine yaklaşmıştık, hiç doğuramayacakmışım gibi geliyordu, doğum nasıl bir şey asla kestiremiyordum. Tabi dile kolay 1 seneye yakın karnınızda bebekle dolaşıyorsunuz ve ona göre beslenip yaşıyorsunuz, hep orada kalacakmış gibi hissetmemiz normal değil mi?
Doktoruma sormuştum, doğum nasıl olacak, yetişebilecek miyiz hastaneye falan diye. Merak etme kimse orda kalmadı, annem de beni köyde evde doğurmuş demişti gülerek. Bozulmuştum o an, gel gör ki böyle saçma sorulara karşı gayette ılımlıymış doktorum.

Kardeş gerçeğini düşünmeye başladığımız an ben koşarak eczaneye gittim ve bir kutu folik asit alım, her sabah kahvaltıdan sonra bir tane içiyorum. Hamile kalmadan önce en az 6 ay folik asit almış olmak en iyisi bilginize. Omega-3 yağını tablet halinde zaten içiyordum her sabah. Ona da devam ediyorum, bu zorunlu değil.

Duru'da özel sağlık sigortam olduğu için düşünmedim devlet hastanelerini. İstanbul'da yaşıyorsanız, hastanelerin ne kadar kabalık olduğunu, doktorların özel hastanedeki gibi hiç ama hiç ilgilenmediğini biliyorsunuz. Hamile olunca da ayrı özel bir ilgi bekliyor insan hele ki ilk gebeliğinizse; Dünyada tek doğuracak insan sizmişsiniz, başka kimse doğum yapmamış gibi geliyor.

Benim doğum hikayeme gidebilirsiniz, beklediğimle alakası yoktu. 

O nedenle çok plan yapmamanızı ben kıdemli gebe olarak sizlere tavsiye ederim.

Şuan özel sağlık sigortam olmadığı için, kontrollerimin tamamını devlet hastanesinde, doğumumu özel hastanede yapmayı uygun bulduk. 

Aile Sağlığı merkezine gittim, hekimimiz çok sevindi ikincinin gelişine, orada kan verdim ve bir sürü test yaptı bana. iki hafta sonra hastaneye gidip kalp atışlarını dinleyeceğiz inşallah.

Tecrübeli olmak korkuları, endişeleri, merakı da alt seviye de tutuyor.

En çok merak ettiğim; Seneler sonra Duru bize diyecek mi acaba, iyi ki bir kardeşim var! diye.




HAMİLEYİM!

Evet evet doğru ikinci bebe geliyor ve bizim ev ekstra şenleniyor dostlarım.

Henüz çok ama çok yeni, 5 haftalık. 

Eninde sonunda Duru'nun bir kardeşe sahip olması gerektiği gerçeğini göz önüne aldık ve şimdiden çok istedik. Otuz yaşındayım. Çok sonra olması, Duru ile aralarında yaş farkı olmasına neden olacaktı ve benim bünyem de yenidoğan bir bebekle uğraşmaya yetecek kadar sabır kalmayacaktı muhtemelen.

Duru şuan 27 aylık, onun bıcır bıcır halleri de çok etkili oldu diyebilirim. Hani evde Duru'dan bir tane daha olsa keşke dedik. Allah'ım bizden esirgemedi bu güzelliği. Umarım hayırlı birer evlat yetiştirir, mükemmel olmasa da ona yakın birer anne baba olabiliriz.

Şu zamanları sıkı sıkı hafızama, kalbime ve anlarıma kazımaya çalışıyorum. Çünkü hayatım boyunca bir daha elde edemeyeceğim mükemmel anlar. Kızımla beraber olmak, onun büyümesine şahit olmak.

Allah isteyen herkese nasip etsin bu harika duyguyu.

Sevgiler

15 Mart 2016 Salı

Bizden

Instagram blogların yerini alalı 4 sene oldu galiba. Eskiden bloglara bakardım, her gün güncelleyenler dahi, haftada bir yeni yazı yazıyorlar. Onlar da bir elin parmakları kadar kaldılar :) bravo istikrarlarına.

Çok hevesle başlamıştım blog işine. İnternet, sadece kafelerde ulaşılmaya başlanmış bir şeyken meraklıydım bu internet olayına. Evimize internet almamız ile blog yazmaya başlamam akrandır.

Yalnız benim pc başında bulunduğum süre ile bebek sahibi olmam, aynı oranda azaldı. Bu nedenle yazmak istesem de yazamıyorum.

Yazacak bir şey de kaldı mı acaba? Her şey o kadar çok ve hızlı bir şekilde tüketiliyor ki ben bir şeyler anlatsam ne olacak anlatmasam ne olacak?

Bebeğim 28 aylık olacak yarın. Saymayı da bıraktım bir zaman sonra. 27 aylık mıydı acaba.

Hayatımız bir sınav, umarım sınav bitince 100 alırız.

Sevgiler.

10 Şubat 2016 Çarşamba

Poligon şeklinde görüyorum her yeri




Bilgeadam'da Grafik ve Web tasarımı kursuna devam ettiğimi biliyor muydunuz?
Grafik tarafı bitmek üzere. Illustrasyonu çok sevdim ama photoshop beklediğimden daha da zormuş.
Velhasıl, hocamız -benim bu aralar pinterestte sıkça rastladığım aşağıdaki şu tekniği gösterdi ve benim çok hoşuma gitti. Bakmayın deli işi, üçgenleri tek tek elle çiziyorsunuz. Puzzledan hallice işte.
Nasıl olmuşlar siz beğendiniz mi?




14 Aralık 2015 Pazartesi

Kısa Gaziantep - Yeniden | Zeugma Müzesi, İmam Çağdaş, Alışveriş | GEZİ, REHBER



Biz Gaziantep'ten döndük :)

Oy oy bir güne ne çok şey sığdırdık. hazırladığım vlogu iki bölüme ayırmak zorunda kaldım.
1.bölümü ve 2. bölümü yazının en altında.

Öncelikle; 15 dakika rötarlı, 40 dakika sıra beklemeli bir uçuş oldu. Yani 1 saat geç vardık Antep'e. Taksiye atladığımız gibi İmam Çağdaş'a koştuk ama yetişemedik. 21:00'de kapatıyorlarmış. Boynumuz bükük.

Taksici bizi Kelebek diye bir yere götürdü ama büyük beklentiler içinde olduğumuzdan olsa gerek, bizim için hayal kırıklığı oldu.
Kelebek aslında bir çorbacı. Kelle paça, Beyran ve mercimek çorbaları var. Kebap olarak Adana, Urfa falan tarzında kebaplar var. Antep'e özgü bir tek Beyran vardı sanırım. Hijyen açısından da sınıfta kaldı. Aç yatsak daha iyiydi.

Doğruca kalacağımız yer olan Ali Bey Konağına gittik. Yeri Tarihi Naip hamamının arkasında.

Konağın içerisi beklediğimiz gibi çok güzeldi.
Bizim kaldığımız oda da oturma odası bölümü bile vardı. 
Yalnız tek eksisi klima yetersizdi. 

Genel bir konudan bahsetmek istiyorum; Özellikle eski yerleşim bölgelerinde kömürlü soba kullanıldığı için ciddi boyutta hava kirliliği mevcut. Yer yer nefes almakta güçlük çektik hatta İstanbul'a döndüğümüzde daha net farkettik; Üzerimize is kokusu sinmişti.
Belediye'nin bu konuya hemen el atması lazım.














Bunlara bayılıyorum, eskiden köylerde olurdu =)





Tabelalarda bu yazılara hiç alışık değiliz :)


Sabah kahvaltımızı otelde yaptık. Gönlümüz Zekeriya Usta'da veya Abdo Usta'da katmerle güne başlamaktı fakat oda için rezervasyon yaptırırken kahvaltı istemiyoruz demedik, parası da halihazırda ödendiği için kahvaltı yapalım dedik. Fena değildi. Sadece sobanın üzerinde fokur fokur kaynayan  çaydanlıklardan çaylarımızı doldurmak zor oldu, sapları sıcaktı çünkü =)

Zamanı çok iyi değerlendirmemiz gerekiyordu çünkü akşam 21:00'de uçağımız vardı.

Arkadaşlarımız sağolsunlar bize güvendiler, tamamen size uyarız dediler. Bende önceki gelişimizi göz önünde bulundurarak bir rota çizdim kendimize. Otelden çıkışımızı yaptık tekrar geri dönmeyelim diye. Bu arada tek sırt çantası ile çıktık yola, ne havalimanında bagaj bekledik ne de gezerken eşyalar bize yük oldu.

İlk adres Zeugma Mozaik Müzesi oldu. Geçen seferden farklı olarak, Zeugma'nın tarihini anlatan çok güzel 12 dakika süren bir barkovizyon hazırlamışlar hem de üç boyutluydu. Kişi başı 5 TL. Müzeye bilinçsizce gelenler için aydınlatıcı bilgiler vardı. İzleyip müzeyi gezdikten sonra daha mantıklı bakıyorsunuz mozaiklere. Tavsiye ederim.
Yine daha önceki Gaziantep Gezi rehberimde de bahsettiğim, Zeugma uygulamasını telefonlarınıza indirebilirsiniz. uygulama güncellenmemiş sanırım, geri kalmış fakat içerisindeki bilgiler değişmediğinden yine size rehber olabilir.

[Tüm gezi boyunca daha önceden anlaştığımız taksici, bizim elimiz kolumuz oldu. Tek telefonla hemen yanımızdaydı ve baştan anlaştığımız için havalimanı-Antep arası dahil tamamı uygun fiyata geldi bize. Tavsiye ederim.]












Zeugma'dan ayrılıp direkt Aşina Kebap'a gittik. burada kebaplardan sıkılanlar için Antep mutfağının yöresel lezzetleri de bulunuyor. İlk müşteri bizdik =) Yine mutlu bir şekilde ayrıldık. Yalnız baklava için Koçak, Zeki İnal veya İmam Çağdaş'ta kullanın hakkınızı.

{Zeugma'dan çıkıp Halil Usta'ya neden gitmediğimiz sorusu akıllara gelebilir. Geçen sefer Halil Usta'ya gitmiştik, bizim beklentilerimizi karşılamamıştı. Bu güzel olmadığı anlamına gelmiyor. Güzeldi fakat et lokantası orası, salatanı ve küşlemeni yiyip kalkıyorsun. Biz acılı ezmesinden içli köftesine, fındık lahmacunundan çiğ köftesine bir şeyler aradığımız için Aşina'yı tercih ettik}






Aşina'dan yürüyerek Almacı Pazarına yöneldik. Amacımız alışverişti :) Arkadaşımızın bir tanıdığı olan yeri seçtik alışveriş yapmak için. {Köroğlu Baharatları Telefon:(0342) 220 1206}

Esnaf amca çok sevimliydi. %100 Anadolu insanı imajı çiziyordu =) nasıl mı? Dükkana yanaşmamızla beraber ellerimize birer avuç en kalitelisinden antep fıstığı sıkıştırması. Fitil lokumları, muskaları ayaküstü gömmemiz.. Daha ne diyeyim.
Neler aldım, size de fikir olması için.
Biber ve Domates Salçaları
Zahter çayı
Pul biber
Kuru patlıcan ve kuru biber 
Antep fıstığı elbette. İstanbul'da Peyman, Tadım falan kilosu Allah ne verdiyse alıyoruz. Burada en kalitelisi 44 TL idi. Ayrıca Antepliler fıstığın iyisini kendilerine saklar, arta kalanları dışarıya yollarlarmış aklınızda olsun =)
Bu arada onca şeyi yanımızda taşımamak için amcaya söyledik bize kargo yapacak. Yine sizde telefonla sipariş verebilirsiniz, kargoyla geliyor.




Siparişleri toparlarken ayakta uzun bekleyiş bizi çok yordu ve çok üşüdük. Eldiven ve berelerinizi almayı unutmayın siz. Koşarak Tahmis Kahvehanesine gittik, çok yakındı zaten.
içeride ortada kocaman bir soba var, ısındık. Yalnız içerisi çok kalabalıktı ve fasıl gibi bir şey vardı. Adamlar zurnayı bizim erkeklerin gözüne sokacaklardı neredeyse, bahşiş almak için.


 


Gündüz akşama kadar çok vaktimiz vardı. Bakırcılar çarşısından da bir kaç hediyelik aldıktan sonra  önce Hamam müzesine (giriş ücretsiz) sonra Emine Göğüş Mutfak Müzesine gittik (giriş 1 TL).




Kaleyi dolaştık. Gaziantep'in nasıl Gazi unvanını aldığı çok güzel anlatılmış. Giriş ücretsiz, mutlaka uğrayın.





Hala vaktimiz olduğu için kaleden sonra Bey Mahallesine gittik. Buraya kesinlikle gitmeli ve o dar sokaklarda kaybolmalı.


Bey mahallesinden yürüyerek İmam Çağdaş'a kapanışı yapmaya gittik.



Elbette Ali Nazik'le. Önden lahmacun soğan. Nefisssssss. 840 km uçmaya değecek bir lezzet.




Bu kahve fincanları da eşimin bana Antep hatırası olarak aldığı hediyesi. 
Koyacak yer bulamadım kıyamıyorum =) 









26 Kasım 2015 Perşembe

Yeniden Gaziantep'e gidiyoruz

 
Evet, dolu dolu 3 seneden sonra, bize yeniden Antep yolları göründü =)
 
Çok ama çok heyecanlıyım. Ya ne bileyim Gaziantep deyince içimde bir şeyler kıpırdanıyor, çok seviyorum orayı. Hani deseler ki gel yarın Çeşme'ye, Antalya'ya veya Ankara'ya gideceğiz diye, bir şey farketmez benim için ama burasını başka seviyorum.
Bu şehirde hem doğunun gizemi var hem de batının modernliği. Sıcak insanlarını, yemeklerini ve baklavalarını saymıyorum bile =)
 
11 Aralık Cuma günü orada olacağız, Duruşkomuzu babaneye bırakacağız bir geceliğine. Bu defa yeni evli bir çift arkaşlarımız da bize eşlik ediyorlar.
 
Geçen sefer Hıdıroğlu Butik otelde kalmıştık, yine orada kalacaktık fakat booking.com'da yer kalmadığı görünüyordu. Telefonla da ulaşamadım. Yine booking.com'da Ali Bey Konağını gördük, lokasyon olarak merkez ötesi bir yerde olduğunu görünce burada kalmaya karar verdik, rezervasyonlar yapıldı.
 
Tabi aradan üç sene geçti dile kolay. Yeni bir gezi rehberi hazırlamak gerek değil mi? Ayrıca bu defa gezimizi bir güne sığdırmamız gerekiyor. En önemli rotaları nasıl gezeriz ve lezzetleri tadarız bir liste yapmam lazım. Arkadaşımın ilk defa gidiyor olduğunu da göz önünde bulundurmam lazım.
 
Yeni bir liste ile görüşmek üzere =)
 
 
 
 

20 Kasım 2015 Cuma

Naan Bake&Shop | Mekan



Uzun zamandır çok ama çok severek gittiğimiz bir yerden bahsetmek istiyorum çünkü bahsedilesi kıvamda bir yer burası.

Kadıköy'de özellikle kahvaltı için tercih edilebilir.

 





 

Ekmekleri çok güzel, Alishro ekmeği için Bozcaada'ya kadar gitmenize gerek yok, daha yumuşak kıvamlı ve lezzetli doğal ekmekleri var.

Biz bu defa iki kişilik kahvaltıdan aldık marmelat ve muhammaraya bayıldım çok ama çok lezzetliydi. Çayımız demlikte geldi, 6 bardak çay falan içmişizdir. tek eksiği meyveler kalabalık yapsın diye menüye ilave edilmişti sanırım, çünkü önceden dilimlenmiş ve sararmış haldeydiler yanı kahvaltıya hiçbir katkısı olmadığı gibi yer kapladı.

Arkadaşınızla sakin bir kahve molası için de çok iyi bir mekan.

Moda'ya doğru giderken Kadıköy Kız ve Teknik Meslek Lisesine gelmeden evvel solda.